• On 1 Temmuz 2015

1982 Anayasası’na Göre Hükûmetin Kurulması Süreci ve Hükûmet Senaryoları

Bilindiği gibi 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimlerinin resmi ve kesin sonuçları 18 Haziran 2015 tarihinde Yüksek Seçim Kurulu tarafından açıklanmıştır. Buna göre TBMM’de 4 siyasi parti temsil edilmeye hak kazanmıştır. Bu partilerin isimleri, aldıkları oy oranları ve çıkardıkları milletvekili sayıları şöyledir.

 Siyasi Partiler Genel Başkan Oy
Oranı
Milletvekili
Sayısı
Adalet ve Kalkınma Partisi Ahmet Davutoğlu %40,87 258
Cumhuriyet Halk Partisi Kemal Kılıçdaroğlu %24,95 132
Milliyetçi Hareket Partisi Devlet Bahçeli %16,29 80
Halkların Demokratik Partisi Selahattin Demirtaş

Figen Yüksekdağ

%13,12 80

 

7 Haziran seçimlerinin Türkiye için hayırlı olmasını dilerim.

Tablodan da anlaşılacağı gibi yüzde 10 luk seçim barajını 4 siyasi parti aşarak TBMM’ye girmeyi başarmıştır. Ne var ki, hiçbir siyasi parti tek başına hükûmeti kuracak kadar gerekli olan 276 milletvekili sayısına ulaşamamıştır. Hal böyle olunca hükûmetin kurulması/kurulamaması ile ilgili çeşitli ihtimaller ortaya çıkmıştır. Bu ihtimaller şöyle sıralanabilir:

  • Koalisyon Hükûmeti Kurulması
  • Azınlık Hükûmeti Kurulması
  • Tekrar Seçim Yapılması
  • 19 milletvekilinin transferi suretiyle Ak Parti’nin tek başına hükûmeti kurması (Esasında bu sayı 18’dir. Ancak Ak Parti Milletvekili İsmet Yılmaz’ın TBMM Başkanı seçilmesi ve TBMM Başkanı’nın Meclisteki oylamalarda oy kullanamaması nedeniyle 276 oya ulaşabilmek için gerekli sayı 19 olmaktadır)

Öncelikle 1982 Anayasası’na göre ülkemizde hükûmetin kuruluş süreci anlatım konusu yapılacak; daha sonra da, yukarıdaki ihtimaller üzerinde durulacaktır.

Hukukumuza göre hükûmet kurma süreci başlamadan önce TBMM’nin teşekkül etmesi ve milletvekillerinin resmi olarak göreve başlamaları gerekmektedir.

Milletvekillerinin milletvekilliği statüsü kazanmaları İl Seçim Kurullarının milletvekilliği mazbatalarını düzenlediği tarihte vuku bulmakla birlikte, milletvekillerinin resmi olarak göreve başlamaları için yemin etmeleri gerekmektedir. Buna göre:

Milletvekili genel seçimi resmi ve kesin sonuçlarının YSK tarafından ilanını takip eden beşinci gün saat 15.00’te, TBMM Genel Kurulu herhangi bir çağrıya gerek olmaksızın toplanır. Bu toplantıda, önce milletvekillerinin yemin töreni yapılır. Milletvekilleri, seçim çev­resi, soyadı ve adlarının alfabe sırasına göre yemin edeceklerdir. Hastalık, tutukluluk, yurt dışında bulunma, Ankara dışında bulunma ya da herhangi bir mazereti nedeniyle yemin törenin­e katılamayan milletvekilleri, katıldıkları ilk birleşimin başında yemin edebilirler. Milletvekillerinin göreve başlamadan önce şu yemini etmeleri gerekmektedir:

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bü­tünlüğünü, milletin kayıtsız ve şart­sız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî da­yanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülkü­sünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzeri­ne and içerim.”

İlk yemin etme işlemini en yaşlı milletvekili gerçekleştirir. Bu milletvekili daha sonra TBMM Başkanlığı kürsüsüne geçerek TBMM’ye Başkanlık eder. İkinci en yaşlı üye, başkanvekilliği görevini yerine getirirken, en genç altı milletvekili de, geçi­ci olarak kâtip üyelik görevlerini yerini getirirler. Böylelikle TBMM Geçici Başkanlık Divanı oluşmuş olur. Geçici Başkanlık Divanı oluştuktan sonra diğer milletvekillerinin yemin etmelerine geçilir. TBMM’nin ilk toplantısında bütün milletvekilleri yemin ettikten sonra, TBMM Başkanlık seçimleri süreci başlar. Bu aynı zamanda TBMM (Geçici Olmayan) Başkanlık Divanı’nın oluşum sürecidir. 1982 Anayasası ve TBMM İçtüzüğü’ne göre:

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı, bir Başkan; dört başkanvekili; yedi kâtip üye; üç idare amirinden kurulur. Gerektiğinde, Genel Kurul, Danışma Kurulunun teklifi üzerine kâtip üyelerin veya idare amirlerinin sayısını artırabilir.

Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasî parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama döneminin sonuna kadar devam eder.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki (367) ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu (276) aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk (276) sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçiminin, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanması gerekir. Siyasî parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.

Meclis Başkanlık Divanı oluşumunu tamamladığı tarihten itibaren 45 gün içerisinde hükûmetin kurulması gerekmektedir. Bu gereklilik ne anayasada ne de içtüzükte yer almamakla birlikte anılan süre içerisinde bir hükûmet kurulamaz veya kurulup da TBMM’den güvenoyu alamaz ise Cumhurbaşkanı’nın TBMM Başkanına danışmak suretiyle TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar verme yetkisi bulunmaktadır. Böyle bir ihtimalde “tekrar seçim”lerin yapılması gerekmektedir. Anayasa hükûmetin kurulması konusunda siyasi partileri-milletvekillerini teşvik etmek amacıyla böyle bir düzenleme içermektedir.

Siyasi partiler yukarıda bahsedilen 45 günlük süre içerisinde ya yeni kurulan hükûmete güvenoyu verecekler ya da seçimlerin tekrarlanması ile karşı karşıya kalacaklardır. Bu durumda milletvekillerinin tekrar aday gösterilip gösterilmeyeceği, siyasi partilerin çıkarabilecekleri milletvekili sayıları, siyasi partilerin barajı geçip geçemeyecekleri gibi hususlar hep belirsiz olacağı için ve daha yeni bir seçim sürecinden geçen siyasi partiler ve milletvekilleri henüz yorgunluklarını üzerlerinden atamamış olacaklarından muhtemelen yeni bir milletvekili seçimini göze alamayacaklar ve bir hükûmetin kurulması konusunda “gayretli” olacaklardır. Tabiîdir ki, bu ihtimal gerçekleşmezse “tekrar seçim” seçeneğiyle yüzleşmek zorunda kalabileceklerdir.

7 Haziran seçim sonuçlarında olduğu gibi hiçbir parti tek başına hükûmeti kuracak çoğunluğu elde edemediği takdirde koalisyon hükûmeti seçeneği gündeme gelecektir. Koalisyon hükûmeti, TBMM’de tek başına çoğunluğu sağlayamayan bir partinin başka parti veya partilerle ittifak yapmak suretiyle hük­ûmeti kurmasını ifade eder.

Ülkemizde ilk koalisyon hükûmeti 27 Mayıs 1960 Darbesi sonrası 20.11.1961 tarihinde kurulan Cumhuriyet Halk Partisi ile Adalet Partisi’nin kurduğu hükûmettir. Bu hükûmetin ömrü sadece 7 ay 3 gün olmuştur. Ülkemizde anılan tarihten 28.5.1999 tarihine kadar toplam 15 koalisyon hükûmeti kurulmuş; en az ömürlü olanı Mesut Yılmaz Başbakanlığında kurulan Anavatan Partisi-Doğru Yol Partisi hükûmeti olup yalnızca 3 ay 22 gün yaşayabilmiştir. En uzun ömürlü koalisyon hükûmeti ise 3 yıl 5 ay 22 gün ile Demokratik Sol parti-Anavatan Partisi-Milliyetçi Hareket Partisi koalisyon hükûmetidir. Ne var ki bu koalisyon hükûmetinden hemen sonra yapılan seçimlerde her 3 parti de yüzde 10’luk ülke barajını geçemeyerek TBMM dışında kalmışlardır.

Gerçekten de 3 Kasım 2002 seçim sonuçları şöyledir:

Siyasi Partiler Genel Başkan Oy
Oranı
Milletvekili
Sayısı
Adalet ve Kalkınma Partisi Recep Tayyip Erdoğan 34,28 363
Cumhuriyet Halk Partisi Deniz Baykal 19,39 178
Milliyetçi Hareket Partisi Devlet Bahçeli 8,36 0
Anavatan Partisi Mesut Yılmaz 5,13 0
Demokratik Sol Parti Bülent Ecevit 1,22 0

 

Tablodan da anlaşılacağı üzere 28.5.1999 Türkiye Cumhuriyeti tarihinin son koalisyon hükûmetini kuran DSP-MHP-ANAP TBMM’de temsil edilme hakkını elde edememişlerdir. Dahası her üç partideki oy kaybı inanılmaz ölçüde olmuştur. 3 Kasım 2002 seçimlerinden önce ve 28 Şubat Darbesi’nin etkili olduğu bir dönemde 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan son milletvekili genel seçimlerinde üç partinin aldıkları oy oranları ve çıkardıkları milletvekili sayıları şöyleydi:

Siyasi Partiler Genel Başkan Oy
Oranı
Milletvekili
Sayısı
Demokratik Sol Parti Bülent Ecevit 22,19 136
Milliyetçi Hareket Partisi Devlet Bahçeli 17,98 129
Anavatan Partisi Mesut Yılmaz 13,22 86

 

Görüldüğü üzere her 3 partideki oy kaybı muazzam denilebilecek düzeydedir.

Diğer taraftan ülkemizdeki hemen bütün koalisyonlar genellikle darbe dönemleri ya da darbe etkisinin sürdüğü dönemlerde gündeme gelmişler; tek parti iktidarlarıyla karşılaştırıldığında hem uzun ömürlü olamamışlar hem de ülke istikrarına kayda değer bir katkıları olmamıştır.

Her neyse biz tekrar 1982 Anayasası’na göre hükûmetin kurulma sürecine geri dönelim. Yukarıda TBMM (Geçici Olmayan) Başkanlık Divanı oluştuktan sonra 45 gün içerisinde bir hükûmetin kurulması ve güvenoyu alması gerektiğini söylemiştik. TBMM (Geçici Olmayan) Başkanlık Divanı oluştuktan sonra, Cumhurbaşkanı bunu sağlamak üzere TBMM üyeleri arasından bir kişiyi hükûmeti kurmakla görevlendirir. Peki bu kişi kim olmalıdır?

Anayasada sadece, hükûmeti kurmakla görevlendirilecek kişinin milletvekili olma zorunluluğundan bahsediyor. Ancak özellikle yasama-yürütme arasındaki ilişkilere bakıldığında hükûmet sisteminin parlamenter hükûmet sistemi özellikleri taşıdığı gözlenmektedir. Bundan dolayı hükûmetin hem göreve başlarken hem de görevine devam ederken TBMM’nin güvenine sahip olması gerekmektedir. Bunun böyle olması için de hükûmeti kurmakla görevlendirilecek kişinin TBMM’den güvenoyu alabilecek bir hükûmeti kurabilecek birisi olması gerekir. Bundan dolayı parlamenter hükûmet sisteminin uygulandığı devletlerde bununla ilişkili bir teamül oluşmuştur. Bu teamüle göre Devlet başkanı (yerine göre Cumhurbaşkanı (Türkiye’de olduğu gibi), Kral (Danimarka’da olduğu gibi), Kraliçe (Birleşik Krallık-İngiltere’de olduğu gibi) ya da İmparator (Japonya’da olduğu gibi)) Milletvekili genel seçimlerinde en fazla oyu alan ya da milletvekili sayısı en fazla olan siyasi partinin genel başkanına (tabi ülkemiz açısından bu kişinin milletvekili olması gerekir) hükûmeti kurma görevi vermelidir.

Bu görev ilgili TBMM üyesine verildikten sonra, bu kişi diğer siyasi partiler ile görüşerek bir bakanlar kurulu listesi hazırlamaya çalışır. Diğer siyasi parti ya da partiler ile yapılan müzakereler-pazarlıklar sonucu bir bakanlar kurulu listesi hazırlanır ve onaylaması için Cumhurbaşkanına sunulur. Bu listenin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması ve Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla hükûmet kurulmuş olur. Ancak bu hükûmetin TBMM’den güvenoyu almadan görevine devam etmesi mümkün değildir. Bundan dolayı, Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak TBMM’ye sunulur. TBMM tatilde ise toplantıya çağrılır.

Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.

Göreve başlarken yapılan güven oylaması için özel olarak herhangi bir karar yeter sayısı öngörülmemiştir. Toplantıya katılanların salt çoğunluğunu (400 milletvekili katılmışsa 201 güven oyu) alan hükûmet güvenoyu almış sayılır. Ne var ki, parlamenter hükûmet sistemi gereği hükûmetin istediği kanunları TBMM’den geçirebilmesi ve buna bağlı olarak da yürütme işlevini sağlıklı olarak yerine getirebilmesi için TBMM’de en az 276 üyenin desteği şarttır. Diğer taraftan milletvekilleri (Bir siyasi parti grubu veya en az yirmi milletvekili) Başbakan hakkında gensoru vererek hükûmetin düşmesini her zaman sağlayabileceklerdir. Bundan dolayı hükûmetin görevine başlarken en az 276 milletvekilinin desteğini alması hayati öneme sahiptir. Bu miktarın altında sayıda bir milletvekilinin güvenine sahip bir hükûmet fazla uzun ömürlü olmayacak ya da istediği politikaları hayata geçiremeyecektir.

Eğer hükûmet 276 milletvekiline sahip olmayan bir siyasi parti tarafından kurulmuşsa bu takdirde bir azınlık hükûmetinden söz edilebilir. Tabi bu hükûmetin de TBMM üye tam sayısının (550) salt çoğunluğunun (276) güvenine sahip olma zorunluluğu bulunmaktadır. Ülkemizde ilki, 21.06.1977 tarihinde sonuncusu da 11.01.1999 tarihinde olmak üzere toplam 4 azınlık hükûmeti kurulmuştur. İlkinin ömrü 2 ay, sonuncusunun ömrü 4 ay 15 gün olmuştur. Azınlık hükûmetleri koalisyon hükûmetlerin de olduğu gibi genellikle darbe dönemleri ya da darbe etkisinin sürdüğü siyasi istikrarsızlık dönemlerinde gündeme gelmiştir.

Türkiye’de, ilk demokratik seçimlerin yapıldığı 14 Mayıs 1950 tarihinden günümüze kadarki geçen süreçte bakıldığında azınlık ve koalisyon hükûmetleri ülke istikrarını sağlayamadıkları gözlenmektedir. Türkiye’nin ekonomik-sosyal-siyasi istikrarın hep tek parti iktidarları döneminde sağlandığı düşünülmektedir. 7 Haziran 2015 seçimlerinde hiçbir parti tek başına 276 milletvekilini elde edemediği için ya azınlık hükûmeti ya da koalisyon hükûmeti ihtimalleri güçlü görünmektedir. Ne var ki hangi koalisyon seçeneği gerçekleşirse gerçekleşsin hiç birisinin uzun ömürlü olmayacağı ve ülke istikrarına kayda değer bir katkısının olmayacağı düşünülmektedir.

Diğer taraftan kuşkusuz yukarıda bahsedilen 45 günlük süre içerisinde bir hükûmet kurulamaz ya da kurulup da güvenoyu alamazsa “tekrar seçim” seçeneği de gündeme gelecektir. Ne var ki, tekrar seçim seçeneğinin de tek başına iktidarla sonuçlanacağı kesin değildir. Bu konuda ne tür gelişmelerin olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz…

Not: 21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Kanun ile yürütme organının yapısı ile yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkilerde önemli farklılaşmalar olmuştur. Bu farklılaşmalardan en önemlisi yürütmenin sadece Cumhurbaşkanından oluşacak şekilde yeniden düzenlenmesidir. Ancak yapılan değişiklik 3 Kasım 2019 tarihinde ya da TBMM 27. Yasama Dönemi için daha erken bir tarihli seçim kararı aldığı takdirde bu tarihte birlikte yapılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihte yürürlüğe girecektir.

1982 Anayasası’na Göre Hükûmetin Kurulması Süreci ve Hükûmet Senaryoları

%d blogcu bunu beğendi: